“İyileşmek”
Son zamanlarda iyileşme kavramı ve süreci üzerine sıkça düşünüyorum. Çoğu zaman iyileşmeyi git gide iyiye giden bir durum olarak canlandırıyoruz kafamızda. Fakat iyileşme her zaman için doğrusal ve yukarı ivmelenen bir şekilde olmak zorunda değil.
Elbette kişiler kimi zaman doğrusal olarak ilerleyen iyileşme deneyimleyebilir. Ama bazen de kişi iyileşme sürecinde tümseklerle karşılaşabilir, inişler ve çıkışlar yaşayabilir. Belki de bu sebepten bazı psikoterapi seanslarından sonra kişi çok hafiflemiş, rahatlamış hissedebilirken bazen de karmakarışık duygularla, hatta belki üzüntüyle ve gözyaşıyla ayrılabilir seanstan.
Aynı zamanda iyileşme ile ilgili unutulmaması gereken bir diğer konu da bireysel farklılıklardır. Her bir bireyin kişilik özellikleri, büyüdüğü aile ve çevre, yaşamında karşılaştığı zorluklar eşsiz ve biricik olduğu gibi; iyileşme süreçleri de eşsiz ve biriciktir. Dolayısıyla iyileşme, aslında kişisel bir kavramdır.
İşte iyileşme yolunda karşılaşılan tüm bu değişkenleri, karşılaşılan tümsekleri, iniş ve çıkışları da iyileşme sürecinin bir parçası olarak görmek ve bunları kucaklamak büyük önem taşır. Çünkü iyileşme farklı şekil ve hızlarda görünebilir.